Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 102. yıldönümü anme töreni

Selçuk Ünal 18.03.2017

Değerli Başkan,

Saygıdeğer
Vatandaşlarımız,

Bugün milli
şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un ve onun en önemli eseri İstiklal Marşımızın
hatırlanması, Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 102. yıldönümünün
anılması amacıyla toplanmış bulunuyoruz.
Aslında vatanı, milleti ve devleti için
hayatlarını yitiren tüm şehitlerimizi anmak üzere toplandık.

Birinci Dünya
Savaşı’nda Müttefik Güçlerin sömürgelerden toplanan askerleriyle birlikte başlattıkları
Çanakkale harekatı,
Türk halkının işgale ve istilaya boyun eğmeyeceğini bütün dünyaya
göstermiştir.

Çanakkale’nin geçilebileceği tasavvuru hüsranla sonuçlanmıştır.
Çanakkale
bu
nedenle
tarihimizin
dönüm noktası olmuştur.

18 Mart 1915’de
Müttefik donanmasının Çanakkale Boğazı’ndaki harekatı hezimetle sona ermesinin
arkasında bir avuç Türk askerinin bir gece önceki kahramanlığı yatmaktadır.
Şehit olmayı göze alarak sefere çıkan denizcilerimiz o gece kazanılan zaferin
arkasındaki kahramanlardır. O gece ve sonrası, azimle mücadele eden bir avuç
insanın büyük başarılar kazanabileceğini gösteren en iyi örnektir.

Çanakkale
Zaferi Türk milletinin mücadeleci ve asil ruhunu tüm dünyaya göstermiştir.
Kanada’dan da Gelibolu Harbi’ne katılan Newfoundland Alayı’nda o tarihte görev
alan bazı askerlerin hatıratlarını okumanızı tavsiye ederim. Başka milletlere
mensup askerlerin anılarında da gördüğümüz gibi, yaralı halde birbirine tutunan
ya da artık yaralanarak savaş dışı olmuş arkadaşlarını kurtarmak için kendini
tehlikeye atarak siperden çıkan Müttefik askerlerine ateş açılmadığını, hatta
birbirlerinin yaralılarına yardım ettiklerini ibretle görürüz. Çanakkale Savaşı
biraz da bu nedenle son centilmenler savaşı olarak bilinmektedir.

Bu
nedenlerle zaferimizin önemi dünyamızın bugün içinde bulunduğu ortamda daha iyi
anlaşılmaktadır. Çanakkale Harbi 55 milletin katıldığı uluslar arası nitelikte
bir savaş olmuştur.

İstiklal
Marşı’mıza ilaveten milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un Çanakkale şehitlerine
yazdığı şiiri de bu çerçevede hatırlamamız gereklidir:

“Eski dünya,
yeni dünya, bütün akvam-ı beşer,

Kaynıyor kum
gibi, tufan gibi, mahşer ki hakikat mahşer,

Yedi iklimi
cihanın duruyor karşında,

Ostralya’yla
beraber bakıyorsun: Kanada!”

İstiklal Marşımız Çanakkale sonrası ortaya çıkan vatan
mücadelesi ortamında kaleme alınmıştır. Her satırının her zaman, tekrar tekrar
okunması gereklidir. Tıpkı benim gibi hepimizin ailesinde I. Dünya Savaşı’na
katılmış aile üyelerimiz mevcuttur.
Milletler öncelikle kendi
tarihlerini iyi bilmelidir. Bu nedenle, tarihimizi okur
ken özellikle
gençlerimizin o dönemde cepheden gönderilen, cepheye gönderilen ve cevapsız
kalan mektupları da muhakkak okumalarını tavsiye ediyorum. O günün koşullarında
nasıl bir mücadele yapıldığını en iyi o mektuplar sizlere anlatacaktır.

Çanakkale ve vatan
mücadelesinin tüm komutanlarını, her bir neferini, cephe gerisinde her türlü
fedakarlığı yapan milletimizin son ferdine kadar bütün kahramanlarını,
Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını
rahmet ve minnetle anıyoruz. Ruhları şad olsun.

Bu vesileyle, bugün
yurtdışında yaşayan vatandaşlarımız olarak sizlere, bugün dahi o dönemi
çarpıtarak 1915 olaylarına dair iddialarını ya da Pontus Rumlarına ilişkin
diğer mesnetsiz soykırım iddialarını öne çıkarmaya çalışan çevrelerin
milletimizi karalamak için nasıl bir çaba içinde olduğunu hatırlatmak isterim.

Bugün vesilesiyle 15 Temmuz hain darbe girişimini de hatırlamak
zorundayız. Bu hain girişim bizzat Türk milletinin sağduyusu, kararlılığı ve
demokrasiye olan inancı sayesinde engellenmiştir.

15
Temmuz darbe girişimine ilişkin olarak Toronto’dan sonra burada da sergilenen
Anadolu Ajansı fotoğraf sergisini az önce birlikte inceledik.

Darbe
girişimiyle Türkiye çetin bir sınavdan daha alnının akıyla çıkmıştır. 248
vatandaşımız şehit olmuş, 2 binden fazla vatandaşımız yaralanmıştır. Yüce
Meclisimiz, az önce gördüğünüz üzere, tarihinde ilk kez bombalanmıştır.

Milletimiz
tıpkı Çanakkale’de olduğu gibi 15 Temmuz’da bağımsızlığına karşı hiç bir harekete
izin vermeyeceğini bir kez daha göstermiştir. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü
vesilesiyle Ankara’da bir törende konuşan ve fotoğrafını dışarıda da gördüğümüz
kahraman bir kadınımızın sözünü de bu vesileyle nakletmek istiyorum:
“Anasız babasız yaşanır ama vatansız yaşanmaz. Vatanımız olmazsa nereye
gideriz.”

Monday - Friday

09:00 - 17:00

Personal Application to Consular Section: 09:00-13:00
1/1/2018 1/1/2018 New Year
2/19/2018 2/19/2018 Family Day
3/30/2018 3/30/2018 Good Friday
4/2/2018 4/2/2018 Easter Monday
5/21/2018 5/21/2018 Victoria Day
6/15/2018 6/15/2018 Eid ul-Fitr
7/2/2018 7/2/2018 Canada Day
8/6/2018 8/6/2018 Civic Holiday
8/21/2018 8/21/2018 Eid ul-Adha
9/3/2018 9/3/2018 Labour Day
10/8/2018 10/8/2018 Thanksgiving Day
10/29/2018 10/29/2018 National Day
11/12/2018 11/12/2018 Remembrance Day
12/25/2018 12/25/2018 Christmas day
12/26/2018 12/26/2018 Boxing Day